İzmir lokma firmalarının kendilerini gösterdikleri alanların başında Konak lokma dağıtımı gelmektedir. Hayırseverlerin en çok tercih ettiği yerlerin başında olan Konak ilçesinde hemen her gün bir lokma dağıtımı ile yüz yüze gelebilirsiniz. Mağazalar ve ofislerin yoğun bir insan sirkülasyonuna sahip olan Konak bu iş için en uygun yer olmaktadır.

Konak lokma firması olarak dökümünü ve dağıtımını yapmış olduğumuz sayısız lokma dökümü ile takdirleri toplamış bulunmaktayız. Çok hızlı ve pratik bir şekilde yüzlerce kişiye lokmayı bir anda dağıtabilme başarısını başka bir firmanın gösterebildiğini sanmıyoruz. Bir çok firmanın 200 kişiye dağıttığı bir zamanda biz 400 kişiye lokma dağıtımı gerçekleştirmekteyiz. Bu da personelimizin ne kadar becerikli ve profesyonel olduğunun göstergesidir.

Profesyonel kadroya sahip olmayan Konak lokma firmaları hem üretim aşamasında hem de dağıtım esnasında işin altından kalkamayacaklarını göstermekte, olmayacak işlere imza atmaktadırlar. 400 kişilik lokma dökecekleri yerde ya 300 kişilik ya da 500 kişilik lokma dökmekte fazla ürettikleri bu tatlının parasını da müşteriden çıkarmaktadırlar. Kendi beceriksizliğini müşteriye mal eden başka bir sektör her halde yoktur. Gerek insanların acımasından dolayı gerekse de bir rezalet çıkmasın diyerek bu fazla üretimi de sineye çekmektedirler.

Profesyonel Konak lokma firması

Konak lokmaİzmir lokma firmaları arasında birkaç tane çürük firmanın olmasının Konak lokma firmalarına yansıması da elbette kaçınılmazdır. Her ne kadar biz müşterilerimizi bu konuda uyarsak ta bu firmaların varlığı bir süre daha devam edecek gibi gözükmektedir.  Bu firmaların piyasada boy göstermesini istemiyorsanız alışverişinizi düzgün firmalar ile yapmanızı tavsiye ederiz. Böylece aynı zamanda işini düzgün yapan ama haksız rekabete uğrayan firmaları da ödüllendirmiş olursunuz. Çünkü bu firmalar zaten her taraftan çalıp çırptıkları için bizden bir adım önde olmaktadırlar. En azından böylece bu durumu dengelemiş oluruz .

Endüstriyel çağın şirketlerinde çalışan kişiler, kesin ayrımlarla iki gruba ayrılmıştır. Birinci grupta yer alan entelektüel ve seçkin kişiler – ki bunlar müdür ve mühendislerdir- analitik yeteneklerini kullanarak ürün ve yöntemlerin tasarımını yapar, müşterileri seçer ve idare eder, günlük operasyonları denetlerler. İkinci grupta yer alan kişiler de ürünleri üretir ve hizmetleri müşteriye ulaştırırlar. Endüstriyel çağın şirketlerinin en önemli faktörü, işi gerçekten yapan bu işgücüydü. Fakat bu grupta yer alan kişiler, akıllarını değil sadece fiziksel yeteneklerini ve güçlerini kullanır; beyaz yakalı diye tabir edilen mühendis ve müdürlerin direkt gözetim ve denetimi altında, onlar tarafından belirlenen yöntemleri uygulayarak işlerini yerine getirirlerdi.

Yirminci yüzyılın sonlarında, otomasyon ve neticesinde ortaya çıkan verimlilik artışı, şirketlerde geleneksel üretim işlerinde çalışmakta olan işçilerin sayısında azalmaya; rekabetçi talep ortamı ise mühendislik, pazarlama, yöneticilik ve idari işler gibi analitik fonksiyonları olan personel sayısında artışa neden olmuştur.

Lokma Dökümünde Otomasyon

Direk üretim ve hizmet ulaştırma bölümlerinde çalışmakta olan kişilerin bile kalite arttırıcı, maliyet düşürücü ve zamandan tasarruf edilmesini sağlayacak önerilerde bulunmalarına önem ve değer verilmektedir. Bir araba firmasının yenilenen motor fabrikalarından birinin genel müdürünün söylediği gibi, “Makineler otomatik olarak çalışmaları için tasarlanmıştır. İnsanların işi makinenin bandında ilerleyen parçaları seyretmek değil, düşünmek, problem çözmek ve kaliteyi güvence altına almaktır. Fabrikamızda insanlar değişken maliyet unsurları olarak değil, problem çözücü kişiler olarak görülür.”

Günümüzde, bir kuruluştaki tüm çalışanlar tecrübe ve bilgileri o kuruluşa bir katma değer sağlamalıdır. Her çalışana yatırım yapmak, yönetmek ve bilgisinden faydalanmak, bilgi çağı şirketlerinin başarıya ulaşmasında çok önemli bir faktör haline gelmiştir. Firmalar her geçen gün daha başarılı olmak için ve rekabete dayanabilmek için sürekli kendilerini yenilemek zorundadırlar. Bu yöntemler şöyle sıralanabilir;

  • Toplam kalite yönetimi
  • Eş zamanlı üretim ve dağıtım sistemleri
  • Zamana dayalı rekabet
  • Kısıtlı üretim – kısıtlı yatırım
  • Müşteri odaklı organizasyonların oluşturulması
  • Faaliyete dayalı maliyet yönetimi
  • Çalışanlara yetki devri
  • Yeniden yapılanma

Lokma Dökümünde Bilginin Önemi

Bu gelişim programlarının her biri, başarı hikayeleri, şampiyonlar, “guru”lar ve danışmanlar yaratmıştır. Her bir yöntem, üst düzey yöneticilerin zaman, enerji ve kaynaklarını elde edebilmek için yarışır; performansta ani ve önemli düzeyde gelişmeler yaratmayı, şirketin ortaklarının, müşterilerinin, tedarikçilerinin ve çalışanlarının tümünü olmasa bile büyük bir bölümünü kapsayacak artı değerler yaratmayı vaat eder. Bu programların amacı, şirketlerin gelişiminde ve yaşamında düzenli ve kademeli bir artış sağlamak değildir. Amaç, performansta değişiklik yaparak şirketlerin bilgi çağının rekabetçi ortamında başarılı olmasını sağlamaktır.

Fakat uygulanan gelişim programlarının birçoğu düş kırıklığı ile sonuçlanmıştır. Programlar genellikle bölümlerden, parçalardan oluşmaktadır. Uygulan programlar, şirketin stratejisi, ilkesi veya özel finansal ve ekonomik hedefleri ile uyumlu olmayabilir. Performansta ani ve büyük ölçekli değişiklikler yaratabilmek için çok temel değişiklikler yapmak gerekir. Bu değişiklikler şirkette kullanılmakta olan ölçü ve yönetim sistemlerinde gerçekleştirilecek değişiklikleri de kapsamaktadır. Daha rekabetçi Konak lokmacı, teknoloji ağırlıklı ve yeteneğe dayalı bir üretimle gelecekteki yerini sağlama alabilir.

Geleneksel Lokma Maliyeti Muhasebesi

Bilgi çağı şirketlerinin uygulamakta olduğu tüm yeni programlar, girişimler ve değişim yönetimi yöntemleri, üçer aylık ve yıllık finansal raporlar tarafından yönlendirilen bir ortamda gerçekleştirilir. Finansal raporlama işlemleri halen günümüzden yüzlerce yıl önce geliştirilmiş olan bir muhasebe modeline göre yapılmaktadır. İzmir lokma finansal raporlama işlemleri halen günümüzden yüzlerce yıl önce ve birbirinden uzak çalışan bağımsız şirketler için geliştirilmiş olan bir maliyet muhasebesi modeline bağlı olarak gerçekleştirilir.

Halen itibarını ve geçerliliğini koruyan bu yöntem, içinde yaşadığımız bilgi çağında öz varlık ve öz kaynaklarını artırmak, diğer şirketlerle bağlantı ve ortaklıklar kurmak için girişimlerde bulunan şirketler tarafından kullanılır. Aslında bu yöntemin, şirketlerin maddi olmayan ve zihinsel kaynaklarını da kapsayacak şekilde genişletilmesi gerekirdi. Bu kaynaklar arasında, lokma firmasının birinci sınıf lokmalarının ve dağıtımın profesyonel ve yetenekli personeli, alınan hizmetten tatmin olmuş ve sadık müşteriler sayılabilir.

Maddi olmayan kaynakların ve şirketin yeteneklerinin de değerlendirilmesi, içinde yaşadığımız çağda çok yaralı olacaktır çünkü bilgi çağı şirketlerinin başarıya ulaşması için bu kaynaklar geleneksel fiziki ve maddi kaynaklardan çok daha fazla önem taşımaktadır. Bu kaynakların değerlendirilerek maliyet muhasebesi yöntemi içine dahil edilmesi ile şirketler bu kaynaklarında elde ettikleri gelişme ve artışları da çalışanlarına, hissedarlarına, yatırımcılarına ve topluma göstermeyi başaracaklardır.

Bunun tam aksi gerçekleştiğinde, yani şirketler maddi olmayan kaynakları azalttıkları veya tükettiklerinde bunun olumsuz etkileri şirketin bilançosuna da anında yansıyacaktır. Gerçekçi düşünürsek, İzmir lokmacı şirketlerin yeni ürün hattı, işlem yapma yeteneği, personelin uzmanlık derecesi, motivasyon ve esneklik seviyesi, müşterilerin sadakat derecesi, veritabanı ve sistemler gibi varlıklarına güvenebilir mali değerler biçmek çok zordur. Bu yüzden bilançoda yer almalarını sağlamak hemen hemen imkansız duruma gelmektedir. Gene de bu kaynak ve varlıklar günümüzün ve geleceğin rekabetçi piyasa ortamında başarıya ulaşmada en önemli etkeni oluşturmaktadır.